Yüreğindeki sevgiyi hiç eksiltmeyen Doğubayazıt’ın kara kalemdeki bence tek sanatçısı biyografisini kendi diliyle yazmış bende kendimce derledim…
1974 yılında doğdum… Sekiz kardeşin sonuncusuyum, yani tıbben öyle çünkü benim bir de ikiz kardeşim var ve en son doğan ben olduğum için ben daha küçük sayılıyorum… Belki de ailem bizi karıştırmış da olabilir belki de senelerdir kendimi bu konuda kandırmış olabilirim:)))
İlk ve orta öğrenimimi Doğubayazıt’ta tamamladıktan sonra liseyi İstanbul’da bitirdim ardından üniversite yaşamı… İstanbul üniversitesi COĞRAFYA bölümünü tamamladım (Ressam mı? Ne alaka canım ! Dediğinizi duyar gibi oldum) Evli ve birbirinden güzel üç kız çocuk babasıyım… Çok şanslıyım bu konudaJ
Evet şimdi nerden geliyor resim çizme merakınız diye soran arkadaşlara da şunu söyleyebilirim… Her şey Süpermen’le başladı!
İkiz kardeşim, biz daha ilkokul çağlarındayken çizgi roman karakteri olan Süpermen’i öyle güzel çizmişti ki… Hele bir de sınıfımızda ki herkes bana da çiz, bana da çiz diye haykırışları (hala kulaklarımdadır) Önu adeta yüceltiyor beni ise yerin merkezine doğru itiyordu… Bir şey yapmalı ve ilgiyi üzerime çekmeliydim… Ne mi yaptım…? Onun çizdiği Süpermen resminin daha güzelini çizip insanların önüne koydum! Alın bu da benim resmim dedim! Aynı resmi çizmek istedim ki resimler arasında kıyaslama yapabilsinlerJ
Sonuç ne mi oldu o mücadeleyi ben kazandım… Bitti mi yarış tabiî ki de hayır! O bir şey yapar karşılığını misliyle alır, ben bir şey yaparım aramızdaki tatlı rekabet bugünlere kadar bizi getirmiş oldu. Bir yerde ikizim artık yeter dur dedi! Dayanamadığını, artık acı çekmek istemediğini amansız süren mücadeleyi benim kazandığımı itiraf ettiğini söyledi… Çünkü ben matrix filminden fırlamış gibiydim… hani Neo nun ajan smith ile dövüştüğü ve Neo’nun çakralarının açıldığı an vardı yaa!… Ajan neredeyse ışık hızında hareket edebiliyor neo da onun her hamlesini büyük bir dinginlik içinde karşılıyordu. İşte o hesap önüme gelen rsimleri gözüm kapalı çizip kalemi kağıdı masaya bırakıp kalkarken o resim çizmeye daha yeni başlamış oluyordu… Artık mücadele etmenin bir anlamı kalmamıştı son zamanlarda… Pes etmesi ikimiz içinde hayırlı oldu o kendini müziğe verdi bendeniz de işte kendimi resim çizmeye adadım… Yıl 2013 ve hala soğuk bir savaş var aslında aramızda başka branşlarda olsa da mücadele yine var yani(rekabet anlamında)… Bunları neden mi anlattım resim merakım ve mücadelemi anlatmak için… Hadi geçmiş olsun bitti.)))
İnternet üzerinden resim çizme fikri ilk olarak, çok değer verdiğim ve hemen hemen bir çoğunun evinin veya iş yerinin duvarında asılı olan eserlerimin olduğu sevgili dostlarımın itelemeleri ve tavsiyeleri üzerine oldu. Uzun yıllar boyunca bir çok karakalem resim çalışmasının altına imzamı atmış olmama rağmen maalesef çalışmalarımın kopyasını almayı akıl edemedim. Bu sebeple son dönem karakalem çalışmalarımı sizlerle paylaşmayı düşündüm. Umarım sizlerin de hoşuna giden çalışmalar yapmışızdır.

Derleyen: Osman Eren