Doğubayazıt, binlerce yıllık geçmişi, büyük aşkların ve efsane âşıkların hikâyeleri, kanlı savaşları, izlemeye doyum olmayan mistik doğası, ihanetleri, acıları, sevinçleri, iç içe harmanlanmış kültürel özellikleri ile önemli ve özel bir şehir! Türkiye’nin en doğusunda yer alan bu şirin kasaba, aynı zamanda güneş ışıklarını topraklarına çeken ilk yerleşim yeri olma özelliğine de sahiptir. Güneşin doğuşu ve Doğubayazıt ovasını yavaşça aydınlatması o kadar zarif bir doğa olayıdır ki, şehrin dört bir yanını çevreleyen yüksek dağların güneş ışıklarından etkilenen gölgeleri adeta dans eder gibi gelir insana. Dağların güneş ışıklarıyla dans eden gölgeleri bir ileri iki geri yaparak estetik bir hareket sergiler ki bu harika manzarayı izlemeye doyamazsınız. Ve bunu her sabah bıkmadan usanmadan görmek ve izlemek isterseniz. Doğubayazıt’ta sadece gün doğumu mu etkileyici? Elbette ki hayır. Gün batımı da tıpkı güneşin doğuşu gibi etkileyici ve tadına doyum olmazdır. Etrafı yüksek dağlarla çevrili olan yeşilin ve toprak renginin birbirine üstün gelemediği bu coğrafyada hayat bir başka güzel başlar. Müthiş doğasının yanında Avrupa’nın en yüksek dağı olma özelliğindeki Ağrı Dağı, Avrupa’nın sayılı, Türkiye’ninse en güzel saraylarından biri olan İshak Paşa Sarayı, meteor çukuru, buz mağarası, Keşiş’in Bahçesi, Ahmede Xani türbesi, yöresel yemeği Abdigör Köftesi bu şehre mal olmuş dikkat çeken unsurlardandır.

Buraya kadarki cümleler Doğubayazıtlı olanlar ve benim için her ne kadar çok önemli şeyler olsa da, her insanın kendi doğduğu memleketi ile ilgili söyleyebileceği güzel ve klasik şeyler! Benim için Doğubayazıt aslında çok başka bir dünya ve apayrı bir şey! Çünkü doğduğum, büyüdüğüm, ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim, çocukluğumu yaşadığım, topaç oynadığım, dağlarında uçurtma uçurduğum, kavga ettiğim, suratıma çok yakışan yara izleri edindiğim ve hiçbir zaman unutamayacağım anılar biriktirdiğim memleketim. Benim güzel memleketim. “Güneşin Kıyısındaki Kent Doğubayazıt” kitabı, memleketime olan büyük sevdamın, ölümsüz aşkımın ve vefa borcumun bir hikâyesidir aslında. Çünkü Allah var bu şehir bana çok emek verdi ve üzerimde büyük bir emeği var. Bu nedenle de üzerimdeki bu müthiş emeğe sırtımı dönemezdim ve emeğe riyakârlık edemezdim! Memleketimin tarihini, coğrafyasını, kültürünü anlatan, memleketimi merak edenlerin başvurabileceği, başka şehirlerde büyüyen çocuklarımıza da bir miras olarak kalabilecek bu kitabı yazmaya karar verdim. Elbette ki böylesine geniş kapsamlı bir kitabı birkaç gün içerisinde tamamlamak mümkün değildi. Aslında bu kitap, yüzlerce kişinin yardımı, onlarca yıllık araştırmanın sonucu ve devasa bir arşiv taramasının bir eseridir. Çok yorucu ve yıpratıcı olsa da, gecelerce uykusuz kalmış olsam da, kitap haline gelmiş Güneşin Kıyısındaki Kent Doğubayazıt ‘ı elime aldığımda tüm bunlara fazlasıyla değdiğini düşündüm. Hazır bir kez daha yeri gelmişken, bu kitabın oluşturulmasında bana destek sağlayan, Vedat Elçi, Nimet Birlik. Uygar Yıldız, ve yardımlarını esirgemeyen tüm dostlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Bilginin akıl almaz bir hızla yayıldığı ve minik ekranlara sığdığı bu teknoloji çağında ben de Güneşin Kıyısındaki Kent Doğubayazıt kitabını internet ortamına taşımaya karar verdim. Böylelikle Doğubayazıt sevdalıları ve hemşerilerimiz Doğubayazıt hakkındaki bilgilere artık cep telefonlarından, tabletlerinden veya bilgisayarlarından kolaylıkla ulaşabilecek. Güneşin Kıyısındaki Kent Doğubayazıt kitabı artık www.doğubayazıt.com adresinde sizlerle buluşuyor.

Osman Eren