Doğubayazıtın siyasi tarihine adını yazdıran bir çok siyasetin renkli simaları vardır. Ancak gelmiş geçmiş siyasi simalardan en renklisi berber Zeki adı ile bilinen Zeki Sezgindir. Size Berber Zekinin yaşamından birkaç bilgi vermek istiyorum.
Berber Zeki kimdir?
Allah rahmet eylesin Doğubayazıt’ın unutulmaz 80’lik ulu çınar kültür ve sanat abidesi üstat İsmet Öztürk yıllar önce halk evinde düzenlenen halk gecelerinde tıkırdadığı sazı ile söylediği esnaf taşlamalarında biri var ki; o da berber Zeki Sezgin’in yaşamında önemli yer tutar bakınız üstat ne diyor:
“Dede Hüseyin ağzı yavan,
Dayan köftelere dayan,
Nene Miniriye sana hayran
Medet hey Allah’ım medet”
Berber Zeki Sezgin üstadın esnaf taşlamalarından söz konusu ettiği eşraflardan dede Hüseyin Sezgin ile nene Miniriye Sezgin’in ikinci oğludur. Berber Zeki fiziki olarak uzun boylu ince yapılı sürekli dirseğine takılı bir baston bulunduran nüktedan ve esprili kişiliğinin yanında temiz yürekliliği, saflığıyla da tanınırdı.

Berber Zeki’nin siyasi kimliği
1973–1974 yılında Doğubayazıt halkının siyaset ve siyasilere karşı olumsuz tepkilerini ortaya koymak için berber Zeki bağımsız Milletvekili aday adayı gösterdiler. O dönemde pasaj esnafı gözdeydi. Berber Zeki’nin bağımsız Milletvekili aday adayı kampanyasını bu grup yürütürdü. Berber Zeki’nin adım atışına göre davul zurna çalınırdı. Berber Zeki sabahleyin evinden çıktığında davul zurna eşliğinde çok büyük bir kalabalık ile birlikte omuzlarda seçim bürosuna kadar getirilirdi.

Ağrı, Diyadin, Taşlıçay, Tutak, Patnos, Eleşkirt mitinglerinde yüzlerce araç konvoyu berber Zeki’yi takip ederdi. Berber Zeki mitinglerde kürsüde değil de sevdiklerinin omuzları üzerinde halka hitap ederdi. Siyasetteki sloganı da şuydu;
“Bila kayıtsız, bila şartsız, hak milletindir. Söz milletindir.”
Berber Zeki konuşmalarında sık sık yöredeki yaşamı esprili bir şekilde anlatarak dinleyenleri gülmekten kırıp geçirirdi. Her sözü halk arasında güncelleşir kuşaktan kuşağa yayılırdı… Berber Zeki’nin nüktedan ve esprili yapısının yanında da ciddi projeleri de vardı. Projeleri şöyleydi;

1-Demiryolu getirmek, eski Rus demiryolunu faaliyete geçirmek…
2-Bugün uygulanmak istenen Balık Gölü projesini gerçekleştirmek…
3-Çimento fabrikasının kurulmasını sağlamak…

Bir gün Belediye meydanında berber Zeki için düzenlenen mitingde berber Zeki nutuk atarken o dönemde Doğubayazıt’ın saygın kişilerinden Ali çavuş lakabıyla tanınan Ali Şahin çürük bir soğan atar, berber Zeki atılan soğanı eline alır ünlü düşünür Xani’nin “Tezek bir şeydir, cehalet hiçbir şey değildir.” sözünden esinlenerek Ali Şahin’e dönerve şöyle der, “Soğan bir nimettir, Ali’yi Nuri’de, Ali’yi Nuri’dir…”

Bir gün yine Belediye meydanında nutuk çekerken şöyle der; “Bana adaylıktan çekilmem için 10 bin lira teklif ettiler. O kavatlar şunu bilsinler ki onlar gibi ben satılık değilim. Halkın ve milletin sesini Allah izin verirse Ankara’ da işittireceğim” ve bastonunu sallar…

Berber Zeki seçimde 17 bin oy almıştır. Milletvekilliğini ise 17 oyla kaybetmiştir.

Seçim sonrası
Berber Zeki’yi aynı kalabalık topluluk davul zurna ile evinden alarak seçim bürosuna getirirler. Berber Zeki nüktedan kişiliği ile kendisini destekleyen ve desteklemeyenlere teşekkürlerini sunarken; “Bana az oy verenin az A…………………….m, çok oy vereninde çok A…………………..m” der. Bu onun son esprisiydi.(Bu espri kuşaktan kuşağa halen ağızlardadır… )Yine topluluğun şiddetli alkışlarıyla siyasete veda eder, daha sonra kansere yenik düşerek yaşamını yitirir. Bizden Milletvekili adayı olacaklara berber Zeki olayı anımsatırız…

Bu yazı Doğubayazıt halkı sesi gazetesinden alınmıştır.
Kaynak: Cevdet Baycan